İstanbul'un fethi hakkında az bilinen 10 gerçek
İstanbul'un fethi hakkında az bilinen 10 gerçek — Quizo bilgi yarışması blogunda kaynaklarıyla ele alıyoruz.
· güncellendi
29 Mayıs 1453 sabahı sona eren kuşatma, dünya tarihinin en çok anlatılan olaylarından biri. Ama tam da bu yüzden, hikâyenin en ilginç ayrıntıları çoğu zaman birkaç ezber cümlenin gölgesinde kalıyor. Karadan yürütülen gemileri herkes duymuştur; peki kuşatmanın aslında aylar öncesinden, Boğaz'ın iki yakasına dikilen hisarlarla başladığını, ya da şehri savunanların önemli bir kısmının İtalyan olduğunu kaç kişi bilir? İşte fethin ders kitaplarına pek sığmayan on yüzü.
Kuşatmadan önce: hazırlık aşamasının bilinmeyenleri
1. Kuşatma tam 53 gün sürdü
Osmanlı ordusu surların önüne 6 Nisan 1453'te geldi; şehir 29 Mayıs sabahı düştü. Elli üç günlük bu süre, dönemin ölçülerine göre şaşırtıcı derecede kısadır — çünkü aynı surlar bin yılı aşkın süre boyunca Avarlardan Araplara kadar pek çok orduyu durdurmuştu.
2. Fetih aslında bir yıl önce, hisarlarla başladı
II. Mehmed kuşatmadan önce, 1452'de Boğaz'ın Avrupa yakasına Rumeli Hisarı'nı birkaç ay gibi olağanüstü kısa bir sürede inşa ettirdi. Karşı kıyıda ise büyük dedesi Yıldırım Bayezid'in yaptırdığı Anadolu Hisarı zaten duruyordu. İki hisar birlikte Boğaz trafiğini kilitledi; Karadeniz'den şehre yardım gelmesi fiilen imkânsız hâle geldi. Hisarın dönemdeki adının "Boğazkesen" olması, amacını da özetler. Yani fetih, surların önüne varılmadan çok önce, denizde kazanılmaya başlanmıştı.
3. Genç bir padişah, tecrübeli bir ordu
II. Mehmed kuşatma sırasında henüz 21 yaşındaydı. Buna karşılık karşısındaki son Bizans imparatoru XI. Konstantinos orta yaşlı, savaş görmüş bir askerdi. Fethin ardından "Fatih" unvanıyla anılacak genç padişah, tahta ikinci çıkışındaydı ve bu sefer için yıllardır hazırlanıyordu.
Toplar, zincir ve karadan yürüyen gemiler
4. Dev topları döken usta bir yabancıydı
Surları döven büyük topların en ünlüsünü Urban adlı, Macar asıllı olduğu kabul edilen bir dökümcü yaptı. Rivayete göre Urban önce hizmetini Bizans'a önermiş, ancak imparatorluğun ona ödeyecek parası olmayınca Osmanlı tarafına geçmişti. Dev top o kadar ağırdı ki Edirne'den İstanbul önlerine haftalar süren bir yolculukla, onlarca çift öküzle taşındı.
5. Dev top günde ancak birkaç atış yapabiliyordu
Şahi tipi büyük toplar bugünkü anlamda seri silahlar değildi. Namlu her atıştan sonra aşırı ısınıyor, soğuması bekleniyordu; günde ancak birkaç gülle atılabiliyordu. Buna rağmen haftalar boyunca süren düzenli bombardıman, o güne dek aşılmaz sayılan Theodosius surlarında onarılması güç gedikler açtı. Fetih, bu yönüyle kale surları çağının kapanışının da habercisi sayılır.
6. Haliç'in ağzı dev bir zincirle kapalıydı
Bizans, donanmanın Haliç'e girmesini engellemek için körfezin ağzını kıyıdan kıyıya uzanan devasa bir zincirle kapatmıştı. Bu yöntem yeni değildi; şehir daha önceki kuşatmalarda da aynı zinciri kullanmıştı ve Haliç tarafındaki surlar, saldırı beklenmediği için kara surlarından çok daha zayıftı. Osmanlı donanması bu engeli denizden aşamadı — ve kuşatmanın en meşhur hamlesi tam da bu yüzden yapıldı. Bugün İstanbul'daki müzelerde bu zincire ait olduğu kabul edilen halkalar sergilenir.
7. Gemiler bir gecede karadan Haliç'e indirildi
Nisan sonunda onlarca gemi, bugünkü Galata sırtları üzerinden, yağlanmış kızaklar üzerinde çekilerek karadan Haliç'e indirildi. Kaynaklar geminin sayısı ve güzergâhın tam çizgisi konusunda farklı ayrıntılar verir; ama operasyonun bir gece gibi kısa bir sürede tamamlandığı ve sabah Haliç'te Osmanlı yelkenlerini gören savunmacılarda büyük moral çöküntüsü yarattığı konusunda anlatılar birleşir. Şehir o andan itibaren iki cepheden birden savunma yapmak zorunda kaldı.
Surların ardında: savunmanın az bilinen yüzü
8. Savunmacıların sayısı şaşırtıcı derecede azdı
Kaynaklar kesin rakamlarda ayrışsa da, yaklaşık 20 kilometreyi bulan sur hattını savunanların sayısının birkaç bin kişiden ibaret olduğu genel kabuldür. Üstelik bu kuvvetin kayda değer bir bölümü Bizanslı bile değildi: Cenevizli ve Venedikli gönüllüler savunmanın bel kemiğini oluşturuyordu. Kara surlarının komutası, Cenevizli usta asker Giovanni Giustiniani'ye emanet edilmişti; son saldırı sabahı Giustiniani'nin ağır yaralanıp mevziini terk etmesi, savunmanın çözülmesindeki dönüm noktalarından biri kabul edilir.
9. Kerkoporta rivayeti
Bizans tarihçisi Dukas'a dayanan meşhur bir anlatıya göre, surlardaki küçük bir kapı — Kerkoporta — son saldırı sırasında açık unutulmuş ve ilk Osmanlı askerleri içeri buradan sızmıştı. Bu ayrıntı tek kaynakta geçtiği için tarihçiler ihtiyatla yaklaşır; ama şehrin düşüşünü kaderin küçük bir cilvesine bağlayan bu rivayet, fetih anlatısının en kalıcı parçalarından biri olmayı sürdürüyor.
Fetihten sonra: yeni bir başkentin doğuşu
10. Şehir yıkılmadı, yeniden kuruldu
Fethin en az bilinen yanı belki de sonrasıdır. II. Mehmed uzun süredir nüfus kaybeden, bakımsız şehri kısa sürede imparatorluğun yeni başkenti yaptı. Ayasofya camiye çevrildi ama Ortodoks Patrikhanesi varlığını sürdürdü; padişah Anadolu ve Rumeli'den Müslüman, Hristiyan ve Yahudi nüfusu şehre yerleştirerek İstanbul'u bilinçli bir iskân politikasıyla yeniden canlandırdı. Fatih'in devlet düzenini kalıcılaştırmak için hazırlattığı kanunname ise — kardeş katli gibi sert hükümleriyle birlikte — imparatorluğun sonraki yüzyıllarını şekillendirdi.
Kısacası 1453, tek bir sabahın değil; yıllara yayılan bir hazırlığın, mühendislik hamlelerinin ve fetih sonrası kurulan yeni düzenin hikâyesi. Bu on maddeyi bilmek, "1453'te ne oldu?" sorusuna verilecek cevabı epey zenginleştiriyor — gerisi, rakipli bir quizde fark atmak için fırsat.
Sık sorulanlar
İstanbul'un fethi hangi tarihte gerçekleşti?
29 Mayıs 1453.
Kuşatma ne kadar sürdü?
6 Nisan'da başlayan kuşatma 53 gün sürdü.
Gemiler gerçekten karadan mı yürütüldü?
Evet; yazıda güzergâh ve yöntem hakkında bilinenleri derliyoruz.
Bu kategoride Quizo'da oyna →
Tarih sorularıyla puan topla, rakiplerine meydan oku.
Quizo nedir?